Meme Ameliyatı Nasıl Yapılır

Meme Büyütme Ameliyat Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Günümüzde bayanların en fazla tercih ettiği estetik operasyonlar arasında kuşkusuz ki meme büyütme ameliyatları başı çekiyor. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Aksoylar meme büyütme ameliyatına ihtiyaç duyulmasının sebeplerini ve bu operasyonlarda dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor: “Genellikle hastalar gelişimsel olarak memelerinin küçük olmasından, emzirme veya kilo kayıplarından sonra memelerinin hacim kaybetmesi ve sarkmasından, ya da memelerindeki asimetriden yakınarak estetik cerraha başvurur. Meme büyütme ameliyatı düşünen her hastanın başvuracağı hekim kesinlikle bir estetik cerrah olmalıdır. Muayene sırasında memelerinizin büyüklüğü, derinizin yapısı, göğüs duvarınızın ve omuzlarınızın genişliği, boyunuz ve en önemlisi beklentileriniz göz önüne alınarak sizin için en uygun olacak meme büyüklüğü saptanacaktır. Size önerilecek büyüklük sizin vücudunuzun kaldırabileceği ölçüler olacaktır ve bu limitlerin dışındaki ölçüler doğal durmayacaktır.”

Günümüzde meme büyütme ameliyatlarının meme protezleri ile yapıldığına ve halen proteze alternatif daha iyi bir yöntem ortaya konmadığına dikkat çeken Aksoylar, dünyada 40 yılı aşkın bir süreden beri bu tür operasyonlarda kullanılan meme protezleri üzerinde yapılan araştırmaların sözkonusu protezlerin kanser riskini artırmadığının saptandığını söylüyor. Op. Dr. Ahmet Aksoylar, meme protezleri ve operasyonları hakkında şu bilgileri veriyor: “Meme protezleri iki türlüdür, birincisi içerisi silikon jel ile dolu olanlar ve ikincisi içerisi tuzlu su ile doldurulanlardır. Protezlerin patlaması gibi bir olasılık söz konusu olmayıp toplum içersindeki bu tür yanlış inanışlar dikkatsiz yapılmış bir ameliyat sonrası dikişlerin açılmasından kaynaklanmaktadır. Protezlerin yalnızca kesici ve delici aletlerle bütünlüğü bozulabilir, bu durumda değiştirilerek yenisini koymak mümkündür. Tuzlu sulu protezler kullanılacaksa kas dokusu arkasına konması daha uygundur ve bu tür protezlerin 6 ay içerisinde hacimlerinin yüzde on kadar azalma olasılığı olduğunu unutulmamalıdır. Tuzlu sulu protezlerin en önemli avantajı daha küçük bir ameliyat iziyle yerleştirilmesi mümkün olması ve protez bütünlüğü bozulduğu zaman vücuda zararlı olabilecek hiçbir sakıncalı madde içermemesidir.

Protezler şekil olarak da iki türlüdür. Ya tam yuvarlak olurlar ya da gözyaşı damlası şeklindedirler. Bunlar arasındaki en önemli fark, gözyaşı damlası şeklinde olanların memenin üst yarısında daha iyi dolgunluk sağlamalarıdır.

Meme protezini yerleştirmek için 3 esas giriş yolu vardır. Birincisi meme altından, ikincisi meme başından, üçüncüsü daha nadir kullanılan koltukaltından yapılan girişimlerdir. Eğer kişinin meme başı büyüklüğü uygun ise meme başında koymak izlerin kaybolması açısından en uygun yerdir. Kişi doğum yapmamış ve meme başı küçük ise meme altından koymak daha uygundur, buradaki ameliyat izi de sutyenin içinde kalacağı için belli olmaz.”

Ameliyat olan hastaların aksi bir durum söz konusu değilse aynı gün evlerine gidebileceğini belirten Aksoylar ilk günlerde ameliyatın dokulara verdiği travmatik etkiyle memelerin daha şiş ve ağrılı olacağını; bir hafta içerisinde ise bu şişliklerin ineceğini, üçüncü günden sonra da ağrıların geçeceğini söylüyor. Öyle ki hastalar ilk pansumandan sonra duşunu alabiliyor, kendini iyi hissettiği an işine dönebiliyor; bir hafta sonra araba kullanabiliyor; tenis, yüzme gibi ağır sportif faaliyetleri de bir ay sonra yapabiliyor.

Meme protezi olan kişilerin doğum yapmasında ve bebeğine süt vermesinde her hangi bir sakınca olmadığına da değinen Aksoylar, “Genellikle protez uygulamasından en az 6 ay sonra hamile kalınması önerilir. Hamilelik sonrasında memelerde şekil değişikliği olabilir ve bunun ne derecede olacağını önceden tahmin etmek imkansızdır. Ameliyat sonrası dönemde meme ucundaki duyu azalması geçici olup nadiren kalıcı olabilir.

Meme protezlerinde en istenmeyen komplikasyonu yüzde 5 oranında görülebilen memelerin sertleşmesidir. Vücudun proteze verdiği aşırı reaksiyon sonucu oluşan kapsül dokusu ikinci bir ameliyatla temizlenir ve gerekirse protez yenisi ile değiştirilir” diyor.

Aksoylar, meme protezinin, küçük memelerin büyütülmesi için en etkili ve en iyi çözüm yolu olduğunu vurguluyor ve bu noktada uzman bir estetik cerrahtan görüş almanın önemine değiniyor: “Estetik cerrahi sanatla bilimin kesiştiği bir alandır.”